← Geri

Değer Önerilerini Tanımlayan Endüstri 4.0 Stratejisi

İbrahim Veli

İbrahim Veli

Siparişlerini yetiştirmek için yapılan yatırım ile maliyetleri düşürmek için yapılan yatırımın farkı önemlidir. Çünkü, rekabet gücünü artıran çözümler ya hız ya da verimlilik katarak güç oluşturur. Hız katan çözümler otomasyon sistemleri olarak gündeme gelirken, verimlilik katan çözümler ise yüksek teknoloji kapsamında değerlendirilir. Hem hız hem de verimlilik sağlayan çözümler ise “sistem ve teknoloji uzmanlığı” ister ve yüksek bir birikim ve tecrübe gerektirir.

Endüstriyel otomasyon sistemleri ile kaliteli işlerin daha hızlı üretilmesi “kârı artıran” bir faktördür. Dijital dönüşümle verimliliği ve optimizasyonu hedefleyen üretimlerin gerçekleşmesi ise maliyetleri düşürerek “karlılığı artıran” faktördür. Her iki faktöre odaklanan firmaların öncelikle endüstri 4.0 seviyesini yükseltmesi gerekir.

Günümüzde “akıllı fabrika” kapsamında yapılan kurulumlar sistem ve teknoloji bütünlüğünü kapsadığı için katma değer oluşturuyor. Bu katma değeri sağlayan uzmanlığın önemi de giderek artıyor. Bu önemin farkında olan firmalar, Endüstri 4.0 hedefleri için gerekli teknolojik yetkinlikleri “pazar”, “ürün”, “süreç” ve “değer ağı” kriterlerine göre tanımlıyor. Dijital dönüşüm sürecini; vizyon, yol haritası ve proje oluşturma olarak üç aşamada gerçekleştiriyor. Bu aşamaları tamamlayan KOBİ’ler; dijital işler, ileri imalat yöntemleri, enerji ve ileri elektronik alanlarında iş birliği yapabiliyor.

Sistem ve teknoloji uzmanlığı, iş birliği kapasitesi olan firmaların inovasyon kabiliyetlerini geliştirmeyi hedeflediği için tüm kaynakları ihtiyaçlar doğrultusunda optimize etmeyi başarıyor. Son on yılda “dijital dönüşüm” ve günümüzde “yeşil ekonomi” trendlerini bu optimizasyonu başaran firmalar değerlendirmektedir. En hızlı büyüyen firmalar Fast 50 ya da TOBB 100 incelendiğinde bu daha net görülmektedir. Pandemide krizi fırsata çeviren firmalar da bu optimizasyonu sağlayan firmalar olmuştur.

Katma değer üretme adına endüstriyel otomasyon, robotik uygulamalar, otonom sistemler ve veriye dayalı yönetişim gibi dijital dönüşüm örnekleri incelendiğinde, sistem ve teknoloji uzmanlığının Endüstri 4.0 sürecine verdiği katkı net olarak görülür. Burada önemli olan sanayi-üniversite ve sanayi-sivil toplum iş birlikleriyle bu know-how'ın kümelenmeye yön vermesidir. TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından verilen destekler bu süreci geliştirmek için verildiği taktirde sıçrama yaşanabilir. Savunma sanayi bunun açık örneğidir.

Bu sıçramanın diğer sektörlere yansıması için, savunma sanayindeki sistem ve teknoloji uzmanlığının diğer sanayilere transferi gerekiyor. Bu transferi; ihtiyaçlarını müşteri gruplarına göre tespit etmiş, projelerini önceliklendirmiş, değer önerilerinin tanımlandığı Endüstri 4.0 stratejisini belirlemiş ve buna göre yeni iş modelleri geliştirmiş KOBİ’ler başarabilir. Bu başarının teminatı için geleceğin Endüstri 4.0 risklerini de dikkate alan sistem ve teknoloji uzmanlığı değerlendirilmelidir.

Paylaş